ONUR's profileANDROMEDAPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    August 14

    SABRI ANLAT BANA / SEYNUR İNAL

     
    SABRI ANLAT BANA
     
    Sabrı anlat bana...
    Mağlubiyetlere dayanmayı öğret ruhuma
    Bir ışık yak aydınlansın ufuklarım
    Söyle ne vâkit sona erer bu amansız sınanma?

    Özlemi anlat bana...
    Göğünde kanat çırpan vuslat kuşları
    Nereye konarlar yorulduklarında?
    Ayaz yemiş sevdaların bakışlarındaki
    Ümitsiz ümitleri anlat.
    Yalnızlığın dili olsaydı sormazdım sana... 
     

    Sevgilerin nihayetini anlat...
    Nasıl biter bir sevda?
    Yakıp, yıkılan umutların külleri
    Nereye savrulur sonunda?
    Ben sustukça sen anlat...
    Hüzünlerine geldim,
    Bir damladan derya yaptığım hasret
    Ve
    Dinmek bilmeyen bir sancıyla.
    Al kat acılarımı acılarına...

    Hep vuslatı düşünürken savruldum
    Yüreğimin esir rüzgârlarıyla.
    Hayat körebe oyunuydu
    Sobelendim yaşanmamışlıklara.
    Anlat, merak ediyorum
    Her zaman ışık var mıdır, tünellerin ucunda?

    SÖZ BİTTİ / MURAT GÜRSOY

     
    SÖZ BİTTİ
     
     
    Söz bitti.....
    Herkes için
    Söylenmesi gereken hiçbir şey söylenemese de
    Yazılması gereken her şey ziyadesiyle iletildi.
    Yaşananlar tek kişilik bir pantomim gösterisiydi
    Adam çıktı sahneye ve kustu gözyaşını
    Seyirci kalanlar gülümsediler
    Perde kapandı.
    Tek bir alkış sesi duyulmadı
    Sadece yüreğinin sesi yankılandı kulislerde
    Söz bitti.....
    Hepimiz için
    Artık seyirci almıyor düşlerine
    Duyamadığı seslere aldırmıyor
    Yalnızca makyajı bozuluyor gözyaşlarıyla
    Sahnenin orta yerinde.

    ALINTIDIR



    UYKULARIN KAÇARSA GECE/KAMURAN ESEN

     
    UYKULARIN KAÇARSA GECE
     
    Uykuların kaçarsa gece,
    İşte böyle kalemi, kâğıdı alırsın eline.
    Geçmişi
    Acı-tatlı haliyle anımsarsın,
    Damla damla dökülürcesine yazarsın.

    Bu dünyadan göçen sevdiklerin
    Canlanır gözünde
    Yaşıyor gibi.
    Gözlerinde
    Bir damla yaş olmadığı halde,
    Kan basar sanki gözlerini,
    Ağlıyor gibi.

    Uykuların kaçarsa gece,
    Ölüm gelir aklına ister istemez.
    Bir dal kırılır yüreğinde,
    Başka denizlere akar ırmakların
    Hararetten kurur topraklar
    Şırıltısı kesilir pınarların.

    Uykuların kaçarsa gece,
    Hep kötü şeyler gelir aklına.
    Ayrılıklar, özlemler
    İhanetler gelir dikilir karşına
    Dalarsın dipsiz kuyulara
    Uykusuz gecelerde.
    Sevdiğini kaybetmekten korkarsın
    Ağlarsın hiç sebep yokken
    Karanlıkta bir çift ışık ararsın,
    Koca ampüller tepende yanıyorken.

    Uykuların kaçarsa gece,
    Eski sevdiklerin gelir aklına.
    Hepsi gelir
    Toplanırlar başına.
    Tutmak ister, tutamazsın,
    Dokunmak ister, dokunamazsın.
    Yakınlar uzak olur
    Kalabalıklar yalnızlığın,
    Hayal mi gördüklerin,
    Yoksa gerçek mi?
    Anlayamazsın.

    Uykuların kaçarsa gece,
    Yastık diken olur
    Batar yüzüne.
    Eski hatıralar
    Serilir gözlerinin önüne...
    Gece bitmez
    Yıl gibi uzayıp gider.
    Eski sevgililer gezinir gözlerinde
    Bölünür yürekler.
    Derken,
    Güneş koşar imdadına,
    Pencerenden bir dost gibi girer.
    Işığı yüzüne vurur
    Rahatlarsın.
    Herkesin uykudan uyandığı saatte
    Sen,
    Derin bir uykuya
    Yalnızlığın karanlık odalarına dalarsın.

     

    ALINTIDIR