Prenses Diana'nın 36 yıllık yaşamı, bir kovalamaca sırasında noktalandı. Sevdiği erkekle beraberdi. Onun yanında kendini mutlu ve özgür hissediyordu. Uzunbir aradan sonra ilk kez yüzü gülüyordu. Aşıktı ve önünde upuzun bir gelecek vardı. Hayatı boyunca aradığı masal aşkı bulduğunu düşünüyordu. Ancak ölüm, bir Paris gecesinde geç bulduğu aşka doyamadan onu yakaladı.
Bir süre önce, bir gazeteciye kızını anlatan annesi, ‘‘Diana çok duygusal bir çocuktu'' demişti, ‘‘ Çocukken, bir köşeye çekilir, kendi kendine hayaller kurardı. Masallardaki gibi yaşamak istemişti hep. Bu isteği bir süre için gerçekleşti. Ama ne yazık ki, masal çabuk noktalandı.''
Prenses Diana, çocukluk yıllarında annesiyle babasının ayrılmasından çok etkilenmişti. Üvey annenin yanında yaşamak onu bazı ruhsal sorunlarla karşı karşıya bırakmıştı. Üvey annesini hiç bir zaman sevmemiş, baba evinden kurtulmak için de bir anaokulunda öğretmenlik yapmaya başlamıştı.
Prens Charles ile karşılaştığı zaman utangaç, içine kapanık, sade bir genç kızdı. Ürkek bir tavşan gibi insanlardan kaçıyordu. Kendisinden 15 yaş büyük olan bir erkekle evlenmesini yadırgayanlar da olmuştu. Ancak Prenses Diana, Charles'a hayrandı. Olgun bir erkeğin eşi olmaktan mutluluk duyuyordu.
Ne yazık ki bu mutluluğu çok uzun sürmedi. Kocasının düğün gününde bile sevgilisi Camilla Parker Bowles ile beraber olduğunu öğrendiği zaman dünya başına yıkıldı. Kocasını bir başka kadınla paylaşmak istemiyordu. Mücadele edecekti. Prens Charles'ın evli bir kadınla olan ilişkisini noktalaması için ona baskı yapacaktı.
GÖLGEDEKİ KADINLA MÜCADELE
Prenses Diana, evliliğinin ilk yıllarında, Camilla Parker Bowles ile gizli gizli mücadele etti. Büyük oğlu Prens William dünyaya geldiği zaman, Prens Charles, genç eşinin yanından ayrılmadı. Fakat arası çok geçmeden, Prens'le Camilla Parker Bowles'un gizli gizli buluştukları haberleri Prenses Diana'nın kulağına gelmeye başladı. Evliliğinin geleceği tehlikedeydi. Prenses Diana, İngiliz halkının sevgilisi olmasının, kocasını çileden çıkardığını biliyordu. Kocasından intikamını bu şekilde almak istedi. Prenses Diana, dünya basınında bir numara olurken Prens Charles, etkisiz kalmaya başlamıştı. O günlerde Prenses Diana, oğlunun binicilik öğretmeni James Hewitt ile sıkı fıkı dost olmuştu. Çok geçmeden çeşitli söylentiler basında yer almaya başladı.
Prenses Diana ikinci çocuğuna hamileydi. Evliliğini kurtarmak için ikinci kez anne olmayı denemek istemişti. Prens Harry doğduktan sonra Prenses Diana, bu evliliğin artık yürümeyeceğini iyice anlamıştı. O günlerde James Hewitt ile beraberdi ve kocasından göremediği ilgiyi, James Hewitt'ten görüyordu.
Ne var ki, Prenses Diana, gene yanlış erkek seçmişti. James Hewitt, Prenses Diana'nın ona gönderdiği mektupları yayınlamayı göze almış, bu yasak ilişkiyi tüm ayrıntılarıyla herkese anlatmıştı.